Category Archives: Dünya Mutfakları

Minestrone (İtalyan Usulu Sebze Corbası)

minestrone çorba

Geçtiğimiz günlerdeki yazımda bahsettiğim üzere program çekimleri için artık Ankara’ya gidip  geliyorum. Bu kısa süreli seyahatlerimde, mimarisi, konforu, güler yüzlü personeli ve muhteşem kahvaltı ve akşam yemekleri ile  oteller zinciri halkalarının en yenisi Savaş Çolakoğlu yönetimindeki Ankara Limak Ambassadore Butik Otel’de ağırlanmaktayım. Kendimi evimde hissettiğim, sonsuz rahatlık duyduğum bir yer benim için. Sabah erkenden kahvemi ve gazetelerimi alıp  oldukça ferah  döşenmiş  restaurant kısmında  keyif yaparak  güne başlamak, sonrasında taze demlenmiş  çay eşliğinde güzel bir kahvaltı  ile istanbul’a dönüş yolunda dinlenmiş  ve huzur dolu olmak.

Limak Ambassador’un özellikle sabah  kahvaltıları : Ekmeğinden, yeşil yapraklı  sebzelerine kadar bol çeşitli ve özenle seçilmiş. Aklınıza ne geliyor, canınız ne çekebilir herşey  fazlasıyla düşünülmüş. Kahvaltıda ikram edilen cevizler ise kocaman bir kase yedirtecek kadar lezzetli. Taze haslanmış yumurtaların iç sarısının rengi  gri ye dönmemiş bile. Her şey  o derece taze. Omlet istediğinizde sıcak sıcak geliyor. Yediğiniz içtiğiniz herşeyin lezzetine vararak  keyifle yiyorsunuz.

Hal  böyle olunca  saat 09:00 da indiğim kahvaltıdan 11:00 de ayrılmak oldukça zor oluyor doğrusu;)

Geçtiğimiz haftalarda yine dopdolu  bir pazar  sabahı  kahvaltısında; ismi  değişik, görüntüsü hoş ve lezzeti merak  uyandıran bir çorba vardı. Sabahları çorba içmek üniversite yıllarımdan kalma bir alışkanlıktır. Fakat epeydir içmediğimi itiraf edeyim. Hazır denenesi bir çorba da bulmuşken  de yarım kase kadar  almak istedim.  Sonra yarım kase daha alayım dedim ama tabaktaki diğer yiyeceklere kıyamadım. Aksi halde onları yiyemeyecektim. Gerçekten çok değişik ve çok lezzetli idi. İstanbul’a döner dönmez evde de yapmaya karar verdim. Tarifini alamadım  ama kendi damak hissiyatıma göre nasıl yapıldığını az çok  çözdüm. Eve geldiğimin ikinci akşamı  tüm malzemeler de mevcut olduğundan hemen  denedim. Deniz Yıldız’ım  bayıldı. İki akşam üst üste sırf çorbadan içti. İç malzemesi de oldukça doyurucu ve besleyici olduğu için bol bol içirdim  kuzuma. Bu aralar evimizin en favori  çorbası.

Aynı isimde farklı  versiyonları bulunan bir çorba bu  Minestrone – İtalyan usulu sebze çorbası;) Şiddetle denemenizi tavsiye ederim.

Bu güzel  lezzeti  bana tattırdığı içinde Limak Ambasadore’un mutfak şefi Ali Usta’ya , güler yüzlü karşılamalarından dolayı tüm otel personeline ve Savaş  Çolakoğlu’na teşekkürlerimi sunarım.

 

MALZEME

2 parça noddle veya çubuk  makarna

1 su bardağı  konserve Meksika Fasulyesi

1ad soğan

1 su bardağı İglo karışık tatlı biber

1  çay bardağı  iglo taze fasulye

1 çay bardağı  İglo tatlı mısır

1 ad kabak

1 ad havuç

2 yemek kaşığı  domates salçası

1 yemek  kaşığı un

2 yemek kaşığı  ay çiçek yağı

Tuz

Karabiber

YAPILIŞI

Havuç ve fasulyeler ufak  julyen şeklinde doğranır. Düdüklü tencereye konulur. Tatlı biberler ve yemeklik doğranmış soğan ilave edilir. Üzerini geçecek  kadar  su  eklenir. Ve düdüklü tencerenin buharda pişirme süzgeci  sebzelerin üzerine oturtularak içine noddle lar  konur ve 10  dk haşlanır.

Kabaklarda ufak jülyen şeklinde doğranır. Mısır ve Meksika fasulyesi ile birlikte çorbaya ilave edilir.

Ayrı bir  tavaya sıvıyağ, un konur hafifçe kavrulur. Daha sonra içine salça eklenir. Düdüklüdeki sudan bir miktar  alınır ve salçalı  sosa ilave edilerek sos biraz yumuşatılır. Daha sonra çorbanın içine eklenir. Hafiçe karıştırılması gerekir. Yaklaşık 7 dk da bu şekilde kaynadıktan sonra tuz ve karabiber eklenerek altı kapatılır.

*Bu  işlemi normal bir tencerede yapmak isterseniz.

Havuç, fasulye,soğan ve biberler 10 dk önceden  haşlanmalıdır. O sebze suyuna noddle lar eklenmeli ve 3 dk sonra diğer sebzeler ilave edilmelidir.  Salçalı sos hazırlandıktan ve çorbaya ilave edildikten sonra noddlelar pişene kadar yaklaşık 10dk kaynatılmalıdır.

8 Kişilik  Hazırlama ve Pişirme Süresi: 30 dk Zorluk Derecesi: 1 2 3 4 5

PRATİK BALIKSIZ SUŞİ

balıksız suşi
Merhaba. Japon mutfağı  yazımı hazırlarken ne kadar  sushi yemek istediğimi ama bunu  doğru bir yerde olması gerektiği  ve bu doğru yerin neresi olması gerektiği konusunda bilgi istemiştim. Lg life tastes good food yarışmasında birinci olduktan sonra Aylinim’le gittiğimiz Kore deki yarışmada otel benim için dualrımın  kabulu oldu diyebilirim ;)   Yemek zamanları serviste ne  kadar  sushi  tepsisi varsa içine düşmüş gibi yedim yediim. Hiç ayırt etmeden. Kendimi kaybettim diyebilirim. Eh malum çiğ balık yemeğe alıştığımız bir lezzet değil ne de olsa. Olsun dedim ölmem ya tadına bakacağım. Bazıları hariç gerçekten hepsini çok  beğenerek yedim. Fakat , Aylin’im ile anladık ki “Denizden babam çıksa yerim” deyimi oldukça yanlış;) En azından biz artık  bunu  söylememeye karar verdik. Neden?  Aramızda geçen diyalogu  aktarıyorum.
Ben: Aylin ahtapot salatası var  gel!
Aylin: Oh oh  süper:)
Ben bu arada kaşığı elime alıyorum ve almamla bırakmam bir oluyor:)
Ben: Ayliiiiin bunların gözleri var!!!!
Aylin: :S
Minicik  ufacık parmak kadar  ahtapot salatasıydı sadece kollarını görmüştüm. Sonradan farkettim ki kafası gözü herşeyi üzerinde:S Yemedik tabii.
Bir de Aylin’in yediği benim ise yemeye fırsat bulamadığım Nigiri sushi çeşidi vardı ki: Aylin’in ağız tadını bozdu. Tuna balığımıydı neydi tam hatırlamıyorum doğrusu . İşte bu deneyimlerden  sonra Deniz den çıkan herşey  yenmez dedik:D
İşte böyle İstanbul’da henüz yemedim ama Kore’de sushiye doydum.
Benim tarifim ise ev yapımı, balıksız , pratik, masada sunumu çok hoş. Gerçek sushi lezzetinde çok uzak bir tadı  var tabii ki. Ama görüntüsü bile yeterli bence .Yanında istediğiniz  sosu yaparak  yiyebilirsiniz. Ev ahali oldukça beğendi. Ben yanına mayonezli sarımsaklı bir sos hazırladım. Belki bir gün gerçek sushi yapmayı  öğrenir onuda paylaşırım:)
Bu tarifi ayrıca birde İglo Alaska mezgit ile de yaptım  onu da gelecek günlerde paylaşacağım.
Sevgilerimle
MALZEME
4 ad orta irilikte pazı yaprağı
1,5 çay bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı  sıvı yağ
1 ufakkesme şeker
Tuz
Taze çekilmiş karabiber
1,5 çay vardağı  sıcak su (Pirincin cinsine göre 2′de olabilir)
İçi için :
Közlenmiş kırmızı biber
(Arzuya  göre, havuç ve yeşil biberde konulabilir.)
YAPILIŞI
Piriçler çok az yıkanır( biraz unu üzerinde kalmalıdır). Bir tatlı kaşığı yağda biraz karıştırıldıktan sonra tuz,şeker ve sıcak su eklenerek suyu çekene kadar pişirilir. Tane tane değil biraz lapa olacaktır. Pişince üzerine taze karabiber serpilir.
Pazı yaprakları  ılık ama sıcağa yakın bir su derecsinde yıkanır. Yapraklar  hafif yumuşayacaktır. ( Yaprakları sıcak suda bekletmeyiniz. Çabuk pörsüdüğünden sarılmaz yırtılır.)
Közlenmiş biberler şeritler haline kesilir. Ve her şerit ortadan 2’ye bölünür.
Bir kesme tahtasına pazı derilir. pazının ortasındaki  sert kısımları bıçakla  bastırarak inceltilir yada kesip çıkarılır. Pazı yaprakları üzerini iki  yemek kaşığı kadar pirinç konur ve yaprağın üzerini kaplayacak şekilde sıvanır. Ortasına biberler dizilerek  rulo yapılır. Tüm  yapraklar bitene kadar  bu işleme devam edilir. Ve 15 dk  buzdolabında bekletildikten  iki parmak  genişliğinde halkalar halinde kesilerek istenilen sos eşliğinde servis yapılır.
2 Kişilik  Hazırlama ve Pişirme süresi: 15 dk Zorluk Derecesi: 1 2 3 4 5 

DÜNYA MUTFAKLARI 2 / JAPON MUTFAĞI





Blogumu açtığım dönemlerde ilk Meksika mutfağını araştırmışım. Sonra unutmuşum köşede gitmiş. Bir değişiklik olsun istedim ve bugün Japon mutfağını sizlerle paylaşmak istedim . Hiç tatmadım . Çok merak  ediyorum . Doğru bir yerde tatmanın  benim için çok daha olumlu olacağı düşüncesindeyim. İstanbul da bu  mutfağı tadabileceğim daha önce gittiğiniz güzel bir yer  bilen varsa bilgi rica edeceğim. Bekliyorum;)
Sevgilerimle.


Japon mutfağı deyince insanların ilk aklına gelen ”sushi olur fakat aslında, tempurasukiyakiudonokonomiyakisobaramen vb. yemekleri ile çok çeşitli ve zengin bir mutfaktır. 

Japon mutfağı deyince pirincin önemini vurgulamadan geçmek olmaz. Biz Türkler’deki ekmek kültürü neyse Japonlarda da pirinci aynı şekilde görebiliriz. Bunun yanında bir ada ülkesi olması dolayısı ile balık ve deniz ürünleri, birçok kültürün Çin’den gelmesinden dolayı da Çin mutfağının etkileri de oldukça hissedilebilir.
Birçok kaynak Japonların uzun yaşamalarını yemek adetlerine bağlamaktadır. Japon mutfağını yakından incelediğinizde bunda oldukça büyük bir gerçek payı bulabilirsiniz. Buna başlıca örnek vermek gerekirse Japonlar doğaya olan bağlılıklarından dolayı mümkün olduğunca yemeklerinde kullandıkları malzemelerin doğal özelliğini bozmamaya gayret ederler.
Aşırı baharatlı, tuzlu veya tatlı yemeklere Japon mutfağında rastlamanız oldukça nadirdir. Japonya’da bir restorana gittiğinizde en zor bulacağınız şey tuz olacaktır, genelde Japonlar bizlerin tuz serptiğimiz yerlerde soya sosu kullanırlar. 
Japonya da geleneksel Çay seramonisi (ya da sado)

Sen no Rikyu tarafından bulunmuştur. Sen no Rikyu aynı zamanda geleneksel mutfak kültürlerinden olan kaiseki ryori‘yi geliştirmiştir.( Kaiseki ryori sofrası, çorba, ve mevsim ürünlerini gösteren üç çeşit yemek içerir.) Amaç çay içmeyi (çay seromonisini) daha eğlenceli hale getirmiştir. Kaiseki ryori nin resmi servis edilme şekli kusursuz görgü kurallarını takip eder. Bu tarz yemek yemenin günlük yeme şeklinden daha eğlenceli olması muhtemeldir.
Japonya`da Zen budizminin özünün Japon yemekleri üzerinde büyük bir etkisi vardır. Shojin ryori, budist keşişler ve rahiplerin temel yemek pişirme şeklidir ve et yeme üzerine dinsel sınırlamaları uygular. Bu yüzyıllarca eski yemek pişirme tarzı olan sebzeler, fasülyeler ve soyadan yapılmış tofu ve tempeh gibi ürünleri vurgular. Hala tapınaklar ve tapınaklarla ilişkili lokantalarda shojin ryorinin keyfine varılabilir.
Japon Yemek Kapları
Japon yemekleri genellikle birçok farklı büyüklükteki küçük yemek kaplarıyla servis yapılır. Renkli yemek kapları, yemek keyfine farklı bir boyut katar.
Tahta Çubuklarla Yemek
Akşam yemekleri genellikle tahta çubuk veya kaşık, çatal, bıçak kombinasyonuyla sunulur. Tahta çubukla yemek yeme kültürü sadece Japonya’ya özgü bir alışkanlık değil, diğer uzak doğu Asya ülkelerinde de yaygındır. İlk bakışta bize imkansız gibi gözüken bu tahta çubuklarla yemek yemek alışkanlığı, Japon yemekleriyle mümkündür. Sulu yemeklerde Japonlar da kaşık kullanmaktalar, fakat en ilginci pilavı tahta çubukla yemek. İşin sırrı Japonlarda değil, Japon pirincindedir. Pilav bizdeki gibi tane tane değil, birbirine yapışkan bir hal alır. Dolayısıyla çubuklarla yemek de kolay olur.
Japon yemeklerinden bazı  örnekler:


Pirinç Pilavı (Gohan)
Pirinç pilavı Japonya’da öğlen ve akşam yemeklerinde yan yemek, sabah kahvaltısında ise çiğ yumurta ve soyu sosu (
tamago-kake-gohan)natto veya diğer soslar ile karıştırılarak ana yemek olarak yenir. Japon pilavı yağ, tuz veya diğer tatlandırıcılar konulmadan sadece haşlanarak yapılır ve genelde yemeğin yanında veya sonunda servis edilir.
Miso Çorbası
Miso çorbası sabah, öğlen ve akşam yemeklerinde yan yemek olarak gelir. 
Miso adı verilen, ezilmiş soya fasulyesi macununun sıcak su ile karıştırılması ile hazırlanır. İstenirse içine nori, yeşil soğan gibi tatlandırıcılar da konulabilir.
Sushi
Sushi birçok kişinin düşündüğünün aksine “çiğ balık” değil sushi sirkesi ile hazırlanmış sushi pilavı yemekleridir. Ve birçok değişik sushi çeşitleri mevcuttur.
Sashimi
Sahimi çeşitli çiğ balıklardan hazırlanan bir yemektir, doğru ve taze balık ile hazırlanmış ise tadına doyum olmaz. Genelde soya sosu ve wasabi (yaban turpundan yapılan çok ama çok acı bir çeşit macunsu tat verici) karıştırılıp bu karışımın içine batırılarak yenir.
Onigiri
Onigiri için Japon sandviçi de denilebilir. Etrafı 
nori(kurutulmuş yosun) ile kaplı sushi pilavından yapılan ve ortasında umeboshi(turşusu yapılmış Japon eriği), karides, tavuk, ton balığı, somon balığı vb. bulunan oldukça popüler bir yiyecektir.
Domburi
Üzerinde 
tempura (tendon), dana eti (gyudon), yumurta ve tavuk (oyakodon), tonkatsu (katsudon) gibi yiyecekler bulunan ve büyükçe bir kase ile servis yapılan bir yemek çeşididir.
Kare Raisu
Köri sosu ile yapılan içinde tavuk, havuç, patates olan ve istenirse üzerine 
tonkatsuvb konularak da yenilen bir yemektir. Köri orijin olarak Hindistan’dan gelmedir fakat, yüz yıldan fazladır Japon mutfağında kullanılmaktadır.
Soba
Soba, kara buğday ve buğday unundan yapılan geleneksel bir Japon yemeğidir. Makarna gibi incedir, çeşitli ekler ile sıcak veya soğuk olarak yenilir.
Udon
Udon’da aynı soba gibi servis yapılır. Buğday unundan imal edilir. Fakat soba’dan daha kalın ve daha açık renktedir.
Ramen
Ramen için ben Japonya’nın “döner ekmeği” ifadesini kullanacağım. Aslen Çin’den gelmiştir, fakat Japonya’da o kadar popülerleşmiştir ki Japon mutfağının vazgeçilemez bir parçası olmuştur.
Yakitori
Sözlük anlamı “tavuk ızgarası” demektir. Tavuğun çeşitli parçaları ve organları küçük şişlere dizilerek ve tatlı bir sosa batırılarak yapılır.
Tempura
Tempura ekmek kırıntılarına batırılmış deniz mahsulleri, sebze veya mantarların tavada kızgın yağ ile kızartılması ile yapılır. Orijin olarak 16. yy’da Portekizliler tarafından Japonya’ya gelmiş fakat bütün dünya
da Japon yemeği olarak ün salmıştır.
Okonomiyaki
Bu yemeğe ise un, lahana, et, deniz mahsulleri ile hazırlanan bir tür Japon pizzası diyebiliriz. Restoranlarda genelde size hamurunu ve malzemelerini ayrı ayrı getirirler, ve siz masada bulunan ızgara üzerinde kendi keyfinize göre karıştırıp hazırlar ve yersiniz. Eğer Japonya’da 
Kansai bölgesine giderseniz mutlaka bir okonomiyakiciye uğramanızı şiddetle tavsiye ederiz.
Gyoza
Gyoza bizim mantımıza çok benzer. İçerisinde bol sarımsak, çeşitli sebzeler ve et karışımından bir malzeme bulunan hamurun ızgarada kızartılması ile yapılır. Gyoza da Japonya’ya Çinden gelmiş yemektir.
Sukiyaki
Sukiyaki masa üzerine bir ısıtıcı, onun üzerine de kaynar su ile dolu bir tencere koyarak servis yapılır. Malzemeler (ince kesilmiş et, çeşitli sebzeler, mantarlar ve 
tofu) çiğ olarak gelir. Yiyecek kişiler bu malzemeleri masadaki kaynar suya batırıp ısıtır ve ellerinde bulunan içinde çiğ yumurta olan kaseler batırarak yerler.





Bilgiler www.minikjaponya.com ve www.japonya.org dan alınmıştır.

DÜNYA MUTFAKLARI 1/ MEKSİKA MUTFAĞI

4055675040_c235165189
Dünya ülkelerini ve mutfaklarını hep merak etmişimdir. Hem tarihsel mekanlarını gezmek  hemde mutfaklarını keşfetmek. En büyük hayalimdir bu. Dünyayı gezmek. Yakın bir gelecekte gerçekleşme ihtimali yok ama;Belki ilerde olur. Kim bilir?  Madem ki yakın zamanda bu hayali gerçekleştiremeyeceğim  ; o zaman bir ön araştırma yapayım daha sonra kendim deneyerek tadarım dedim :) Ve  Dünya mutfakları  serimizin ilki olan Meksika Mutfağı hakkında topladığım bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Sevgiler..

Geleneksel Aztek mutfağının ve İspanyol yemeklerinin karakteristiğini taşır. Mısır, fasulye, çeşitli biberler, çeşitli kaktüsler, dana eti, domuz, tavuk ve balık etleri ile papaya, avokado ve vanilya gibi egzotik meyveler ağırlıklı olarak kullanılır.Bol acılı sosları ve baharatlarıyla Türk damak zevkine en yakın mutfaklardan biridir Meksika mutfağı.

Meksika mutfağında en önemli tahıl mısırdır. Mısırdan sonra en sık kullanılan tahıl ise pirinçtir.
Yemekler genellikle ızgaralarda pişirilir. Yemeklerin genel karakteristiği bol baharatlı ve ateşte pişirilmiş olmalarıdır.
Ekmek ve hamur işlerinde yoğunluklu olarak mısır ve pirinç unu kullanılır.
Yemeklerde bitkisel yağlar kullanılır. Meksika mutfağında margarin yer almaz.
Başlıca yemekleri; Frijoles, Guacamole, Salsa, Burrito, Fajita, Nacho, Quesadilla, Tortilla ve Taco olarak sayılabilir.

Tortilla: Geçmişi tam 12000 yıl önceye dayanır. Maya efsanesine göre ilk tortilla bir köylü tarafından aç kralın karnını doyurmak için yapılmış.
Lavaşı andıran ince ve yayvan bir ekmek türüdür. Mısır ve buğday unlarından yapılır. Meksika’da genç kızlar yıllarını mükemmel tortillayı yapmanın sırlarını öğrenmekle geçirirler. Günümüzde tortillalar hala eski zamanlardaki tariflerle hazırlanmaktadır yalnız tek bir farkla: Artık Meksikalı kadınların yerini makineler almıştır…

Enchilada; genellikle gevrek mısır unundan yapılmış tortillanın içi çeşitli malzemelerle doldurulmuş şeklidir. İçine et tavuk ya da peynir konulabilir seçilen malzemeye göre soslar da değişebilir.
Quesadilla; İçinde neredeyse her şeyin bulunduğu yumuşak tortilladan yapılan bir çeşit dürümdür. Etli tavuklu ya da peynirli olabilir ama genellikle tavuklusu tercih edilir. Salsa acı krema ve istenilirse guacamole ve acı biberle servis edilir.
Frijole: Çeşitli fasulye taneleri ile yapılan bir çeşit aperatiftir.
Guacamole: Dövülmüş avokadoya eklenen domates püresi ve tuz ile elde edilen bir aperatiftir.
Salsa: Domates rendesi, sarımsak, biber, soğan ve kişniş kullanılarak yapılan çok yaygın bir Meksika sosudur.
Burrito: Un Tortilla’lasından yapılan bir çeşit dürümdür. Burrito’nun içinde yalnızca et, fasulye ve pirinçle doldurulur.
Fajita: Tortilla yatağında servis edilen, ateşte pişmiş dana eti ve çeşitli Meksika sebzelerinden yapılan bir yemektir.
Nacho: Küçük parçalar halinde kesilen Mısır tortilla’sının peynir ile kaplanıp kızartılması ile elde edilen bir atıştırmalıktır.
Tamale; Meksika’da oldukça popüler olan bir yiyecektir. Yapıldığı bölgeye göre kırmızı yeşil biber konarak yapılabilir. Tatlı olanı da vardır. Tavuk et ya da meyveler muz yaprağı veya mısır kabuğuna sarılarak yapılır.


Taco: Tortilla’dan yapılan yemeklerin en yaygını olan taco tortillanın ikiye katlanıp içinin marul rende peynir yeşil biber ve domates gibi, Mısır ya da un tortilla’sının üzerine eklenmiş dana eti, Meksika fasulyeleri, çeşitli sebze ve baharatlarla hazırlanan bir yemek türüdür.Yumuşak ya da gevrek olabilen tacolar içlerine konan malzemelere göre de çeşitli isimler alırlar.