Muratbey Sıradışı Peynirler ile Sağlıklı Yaşam Buluşması
Herkese merhaba. Güzel ve oldukça bilinçlendirici bir etkinlik ardından öğrendiklerimi sizinle paylaşmak istedim. Muratbey Peynirleri her toplantısın da olduğu gibi, önemli bir gün belirleyip bizler adına da Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfına bağış yaparak sosyal sorumluluk projesine destek olmuş. Ticari anlamda büyümesi halka bağlı ama kendini halktan soyutlamamış bu gibi firmalara saygım sevgim ve desteğim her zaman önceliklidir. Muratbey peynirlerini bu duyarlılıkları için tebrik ediyor gönülden teşekkürlerimi yolluyorum.
Gelelim buluşmamıza. Ev sahibi Muratbey olunca peynir cennetine düştük diyebilirim. Lezzetli peynirlerini ve peynir konusundaki ustalıklarını bilmeyen yoktur. İnovatif çalışmaları, titizlikleri, aldıkları ödüller, yaptıkları yatırımlar ile gerçekten alkışlanması gereken firmalar arasında. Yakın zamanda ödüllerine bir yenisi eklenmiş ve Taze kaşarları Quadal ödülüne layık görülmüş. Burgu konusunda söze bile gerek yok başarısı zaten kanıtlanmış bir peynir.
Velhasıl hoş sohbetli bol lezzetli bir buluşmaydı. Grand Hyatt İstanbul Hotel Executive Sous Şefi Murat bizlere peynirlerle çok leziz tarfiler hazırladı. Bu tariflerden birini sizler için yazacağım ama bu toplantıda dikkatimi en çok çeken Osteoporoz haftasına denk gelmesinden dolayı bu konu ile ilgili İstanbul Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Ayşegül Ketenci’nin verdiği bilgilerdi. Gerçekten bu ve bunun gibi bir çok şeyi kulaktan dolma öğrenip biliyormuşuz taklidi yapıyoruz sanırım hepimiz. Ayşegül hanım Sağlıklı kemikler ve Osteoporoz ile ilgili epey detaylı bir konuşma yaptı. Dikkatle dinledim ve öğrendiklerimi size aktarmak istiyorum. Lütfen sıkılmadan sonuna kadar okuyunuz.
Osteoporoz, dünyada en yaygın görülen kas iskelet sistemi hastalıklarından birisidir. Düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikromimari yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması olarak tanımlanmaktadır.
Osteoporoz sadece menapoz sonrası kadınları etkilememektedir. Dünyada 50 yaş üzeri her 5 erkekten biri osteoporozdan etkilenmektedir. Osteoporoza bağlı kırıklar 65 yaş altında 5 kadına karşılık 1 erkekte, 65 yaş üstünde 2 kadına karşılık 1 erkekte görülmektedir. Yaşam boyu kırık riski erkeklerde prostat kanseri riskinden daha fazladır.
Osteoporoz tanısı tüm dünyada DXA (dual enerji x-ray absorpsiyometri) olarak tanımlanan bir cihazla yapılan ölçümle konulmaktadır. Ancak bu cihazla yapılan ölçüm hastalarımızda kırık riskini belirlemek için yeterli olmayabilmektedir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü FRAX (Kırık riskini değerlendirme aracı) isminde bir değerlendirme yöntemi belirlemiştir. Bu yöntem Türkçe’ye de çevrilmiştir ve ülkemizde kullanılmaktadır. Bu yöntemde yaş, cinsiyet, daha önce kırık geçirmiş olmak, aile de kalça kırığı olması gibi birden fazla parametre değerlendirilmekte ve önümüzdeki 10 yıl içinde kalça kırığı ve majör osteoporotik kırık geçirme olasılığı belirlenmektedir.
Osteoporozda kırık temel olarak önlemeye çalıştığımız sonuçtur ve risk faktörleri çok önemlidir. Kadın olmak, düşük kemik mineral yoğunluğu, 40 yaşından sonra basit bir travma ile kırık geçirmiş olması, ailede osteoporoz öyküsünün olması, erken menopoz, ileri yaş, adet dönemlerindeki düzensizlik, erkeklerde düşük testosteron seviyesi, süt ürünlerinin ya da diğer kalsiyum ve D vitamini kaynaklarının az alınması, egzersiz yapmamak, uzun süreli kortizon kullanımı, tiroid hormonunda aşırı fazlalık, sigara içmek, aşırı miktarda alkol almak, aşırı miktarda tuz tüketmek, proteinden zengin beslenmek, aşırı miktarda kafeinli ve aistli yiyecek ve içecekleri tüketmek osteoporoz açısından bilinen temel risk faktörleridir.
Kemik sağlığında genetik %80 oranında rol oynamaktadır. Geriye kalan %20’yi ise, beslenme, fiziksel aktivite, hormonal durum ve yaşam biçimi etkiler.
Kemiklerimizin gelişmesi ve korunmasında beslenmenin çok önemli rolü vardır. Uygun bir beslenme, fiziksel ektivite ve egzersiz programı ile osteoporoz riski büyük ölçüde azaltılabilir.
Özellikle kalsiyum ve D vitamininden zengin beslenmek önemlidir. Avrupa Kılavuzu 2016 yılında yaşa göre 1000-1200 mg/gün kalsiyum, 800-1000 IU/gün D vitamini alımını önermektedir.
Kemik sağlığı için D vitamini de çok önemlidir. Güneş ışınlarının etkisi ile ciltte D vitamini oluşturulur. UV ışınlarının dozuna ve açısına bağlı olarak oluşan D vitamini miktarı değişir. Yapılan çalışmalarda güneş ışınlarından yararlanmada bölgesel farklılıklar görülmektedir. Güneşten korunma amacıyla kullanılan kremler, kapalı giyim tarzı, cam arkasından güneşlenme ve ciltte D vitamini sentezinin azalması daha az D vitamini üretimine neden olur. D vitamini ayrıca gıdalarla alınabilir. Balık yağı, süt ürünleri, yumurta sarısı ve karaciğer D vitamininden zengin ürünlerdir. Ancak kolesterolü yüksek ve yaşlı kişilerin bu gıdaları yeterince almaları zordur. Yaşlılarda barsak mukozasında D vitaminine direnç vardır. Bütün bu sorunlar tüm dünyada yaygın olarak D vitamininin eksik olmasına neden olmuştur.
Ayrıca kemiğin ana yapısının yenilenmesi için protein alımı gereklidir. Kadınlarda 46 gr/gün, erkeklerde ise 56 gr/gün protein alımı önerilmektedir. Ancak fazla protein alımı vücutta asidoza neden olmakta, bu asidoz kalsiyum ile dengelenmekte ve bu nedenle kemik sağlığı olumsuz etkilenmektedir.
Kafein ve Tuz ise vücuttan kalsiyum kaybını arttırırlar. Bu nedenle yoğun miktarda kahve içimi, aşırı tuzlu yenilmesi önerilmemektedir.
Temel kalsiyum kaynaklarımız arasında yer alan süt; sadece kalsiyum içermemektedir, ayrıca içerdiği protein, fosfor, magnezyum, potasyum, çinko gibi elementlerle de kemik sağlığı üzerinde birden fazla yolla etki etmektedir. Süt sadece süt olarak tüketilmemekte, yoğurt, kefir, peynir gibi süt ürünleri olarak da kullanılmaktadır. Fazla süt alımının zararlı olabileceği ile ilgili bilgilerimiz geliştikçe süt ürünlerinden yararlanma ihtiyacı artmaktadır. Ayrıca süt ürünleri laktoz intoleransı olan kişiler tarafından da daha iyi tolere edilebilmektedir. Kemik sağlığı için olmazsa olmazlarımız arasında fiziksel aktivite/egzersiz de yer almaktadır. Osteoporozu önlemek ve tedavisine katkıda bulunmak için vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler önerilmektedir. Yürüyüş, hafif tempo koşu, ağırlıklı egzersizler, dans etmek, zıplamak ve ip atlamak bu egzersizlerin başlıcalarıdır. Duruşu düzeltmek için germe egzersizleri, düşme riskini azaltmak için denge egzersizleri ayrıca önerilen egzersizler arasındadır.
Hiç unutulmamalıdır ki, hastalıkların en iyi tedavisi kişleri hastalıktan korumaktadır. Bu nedenle gebelik döneminden itibaren düzenli beslenme, fiziksel aktivite, gazlı içecekler, aşırı kahve, sigara ve alkolden uzak durmak ileri ki yaşlarda osteoporoz olma riskimizi azaltacak ve bizi koruyacaktır.
Baharatlı Muratbey Peynir Topları
MALZEME
Muratbey Sürmeli Peynir
Muratbey Lor Peyniri
Sıvı krema ( Şart değil ben evde yaptım fakat krema kullanmadım)
Maydanoz
Dereotu, taze kekik, kuru nane
Biberi, pul biber
Sızma zeytinyağı
İsteğe bağlı çörek otu veya susam
YAPILIŞI
Muratbey Sürmeli Peynir ile sıvı kremayı iyice çırparak karıştırın. Kıvam aldıktan sonra Muratbey Lor Peyniri ile harmanlayarak toplar hazırlayın. Sertliğini Muratbey Lor peyniri ilave ederek ayarlayabiliriz.
Baharatlarımızı maydanoz, dereotu, taze kekik, biberi, kuru nane ve pul biberi ince ince kıyıp, fırında kurutarak nemini alın yada kururtulmuş varsa kullanabilirisiniz. Peynir toplarımızı baharata bulayıp, kavanoza yerleştirin. Üzerine iyi bir zeytinyağı döküp kavanoz kapağını kapatarak dolapta bekletin. Ayrıca yağın içerisine kekik ve biberiye atarak da lezzetlendirebilirsiniz. Peynir toplarını kavanozda 15 gün boyunca buzdolabında bekletip, servis edilebilir. Servis sırasında nar ekşisi ve ince kıyılmış ceviz kullanarak sunumunuzu tamamlayabilirsiniz. Ayrıca peynirler bittiğinde kalan zeytinyağı sosunu başka salatalarda da kullanabilirsiniz. Afiyet olsun.







