SAPANCA KIRKPINAR
Haftalardır haftasonları Sapanca (Kırkpınar) – İstanbul arasında mekik dokuyoruz. Niye çünkü minik kızımız Kırkpınardaki evimizde anneannesi, babaannesi ve halalarıyla tatilde. Deniz’siz günlere anca 4 gün katlanabilen ben ve eşim düşüyoruz yollara. Şikayetçi değiliz. Orada temiz hava, organik beslenme ile en azından hafta sonlarımızı güzel değerlendirip enerji depoluyoruz. Ve biliyoruz ki kızımız çok mutlu.
Kırkpınarda yürüken çiğerlerinizin bol oksijenle dolduğunu hissedebiliyorsunuz. Ben bu hissi birde kaz dağlarında yaşamıştım. Fazla oksijenden baş ağrısı musallat olmuştu. Kendime gelebilmek için nefes egzersizleri yapmam gerekmişti 🙂 İstanbula bu kadar yakın bir evimiz olduğu için şanslıyız. (Rahmetli kayınpederim nurlar içinde yat )
Kırkpınarın caddelerinde adım başı bir karayemiş ağacına, ceviz ağacına, ıhlamur ağacına , hurma ağacına, dut ağacına, vişne ağacına, üzüm asmalarına rastlıyorsunuz. Hava mis gibi ıhlamur kokuyor. Karayemiş nedir diyenlere hemen söyleyeyim; kiraza benzer bir meyve . Tadı mayhoş. Sordum soruşturdum bundan neler yapıyosunuz diye. Sadece meyve gibi yediklerini söylediler. 🙂

Bizim büyük teyzenin bahçesinde de bu ağaçlardan bolca bulunmakta. Birde reçellik güller varki sormayın .Kocaman bir bahçe. Daha ön kısır tarifinde bahsetmiştim. İncir ağacının altını. Sabah kahvaltıları, akşam yemekleri çok keyifli . Rüzgar püfür püfür, bunalmadan sakince yemek yiyebiliyorsunuz.
Gül reçeline bayılırım . Hazır olanlara değil tabi .. Sanki benim çok sevdiğimi bilirmiş gibi teyze o gün gül reçeli yapmış. Çok sevdiğimi de söyleyince hemen bir kavanoz hazırlamış tonton Faika 🙂 Ellerine sağlık . Tarifinide verdi en kısa zamanda yayınlanacağım.

Birde her evin bahçesinde mutlaka Ortancalar ve çam ağaçları var . Olmayanını görmedim. Eee bizim bahçedede var tabi 🙂

Kırkpınarda olmayı en çok sevdiğim zaman Ağustos ayı. Çünkü bahçemizdeki şeftaliler dalından koparılıp yenmeye hazır hale geliyor. Akşam üzeri yürüyüşe çıktığınızda yol kenarlarındaki dikenli çalılardan kollarınız elleriniz çizile çizile böğürtlen yiyebiliyorsunuz. Ve yine yol üzerindeki derede ellerinizi güzelce yıkayıp serinleyebiliyorsunuz 🙂

7 Ağustosu iple çekiyorum. Burada geçireceğim 1 haftada kızımla daha fazla zaman geçireceğim hergün ayrı bir şeyler keşfedeceğiz birlikte, doğada oyunlar oynayacağız.
Daha büyük bir mutluluk varmı?
Sevgiler
Hilal







